
Bayo
Kasaba küçüktü. Sessiz, kendi halinde, mevsimlerle yaşlanan bir yer. Herkesin birbirini tanıdığı, her dedikodunun bir gün sonra ekmek fırınına ulaştığı türden. İşte o gün, yaz tam patlarken, bir yabancı geldi.Kimse onun nereden geldiğini tam olarak bilmiyordu. Fazla güzel, fazla özgüvenli ve fazla suskundu. İçinde bir sırrı saklıyormuş gibi yürür, insanın gözlerinin içine, sanki orada bir düğmeye basmak istercesine bakardı. Kasabanın ritmi, onun adımlarıyla bozuldu.







Yorumlara kapalı!