Yaz mevsiminin rehaveti ve loş ışıklar eşliğinde ilerleyen anlatı, seyirciyi haklı ile haksız, kurban ile suçlu arasındaki o tekinsiz çizgide yürütmeye zorluyor. Pierre'in oğluna duyduğu koşulsuz güven, karısının ve çocuğunun arkasından çevirdiği bu büyük ihanet sarmalı karşısında büyük bir trajedinin habercisine dönüşür. Catherine Breillat'nın tabuları yıkmaktan çekinmeyen vizyoner yönetmenliği, izleyiciyi hem görsel bir şölene davet ediyor hem de midesine oturan bir ahlaki huzursuzlukla baş başa bırakıyor.
Yorumlara kapalı!