Kara'nın babasının topraklarını elinden alan banka müdürleriyle karşı karşıya geldiği o duruşma ve yüzleşme sahneleri, adalet sisteminin ne kadar esneyebileceğini gözler önüne seriyor. Resmi kurumların ve yasaların sağır kaldığı bu düzende, Kara’nın kendi ahlaki pusulasını takip ederek bir cezalandırıcı gibi hareket etmesi işleniyor. Güçlülerin ve rüşveti elinde tutanların haklı sayıldığı bu adaletsiz ortamda, masumların hakkını arayan mistik bir kahramanın doğuşunu izliyoruz. Senaryo, izleyicide sürekli olarak "Doğru olan kanunlar mıdır yoksa vicdan mı?" sorusunu canlı tutuyor.
Yorumlara kapalı!